It | O (2017) filmi eleştirisi

İzlediğimiz neredeyse bütün filmlerin romanlarını yazan Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanan IT filmine hala gitmeyen varsa yarın izleyeceği ilk film IT-O olsun. Kendi katagorisinde (ki bu filmlerin arasında Deadpool da var.) rekor bir açılış gerçekleştirerek dikkatleri üzerine çekti. Açıkçası biz filmi zaten bekliyorduk, fırsatını bulduğumuz gibi de izledik. Korku filmlerinden hoşlanan insanlar varsa şimdiden belirtelim bu film çok güzel, biz çok beğendik.

Peki bu filmi bu kadar popüler yapan nedir? Şöyle cevaplayalım:
Bir kere bir neslin palyaçolardan korkmasına sebep olması bir yana, 1986 yılında Stephen King’in romanı olarak yayınlanıyor, çok da iyi bir roman olduğunu da geçmeyelim bu yüzden 1990 yılında kitap beyaz perdeye ilk kez uyarlanıyor, aradan 27 yıl geçmesinin ardından da bugün tekrar peyaz perdeye uyarlanmış oluyor. Gerek kitabın, gerek filmlerin başarılı olması da bu filmi popüler olmasına yetiyor.
Filmin konusu Derry’de yaşayan 7 tane ezik arkadaşın ve çocukların korkuları ve etleriyle beslenen o’nun kendi deyimiyle de “Pennywise the Dancing Clown”nun arasında geçen mücadele anlatılıyor. Film 27 yıl önce uyarlanmış olsa da konuya çok fazla girmiyoruz, her ne kadar biliniyor olsa da o filmi büyük ihtimalle siz izlememişsinizdir.
Filmin günümüz teknolojisiyle, tekrar beyaz perdeye uyarlanması bence ortaya oldukça güzel bir iş çıkarmış. Kitapta hikaye çocukların yetişkinlikleri ve çocuklukları harmanlanarak anlatılsa da bu filmde filmin başında sadece hikayenin geçtiği tarihten başka bir şey görmüyoruz. Açıkçası kişisel olarak ben filmde bu tarih olayını çok anlamlı bulmadım, eksik kaldığını düşündüm. Hatta çok dikkat etmezseniz gözünüzden bile kaçabileceğini düşünüyorum.
Filmdeki karakterler bildiğiniz ya da fragmandan gördüğünüz üzere çocuk ve hepsi oldukça güzel oynamışlar. Film boyunca karakterlerin korkularını görüyoruz ve hikaye çocukların başından geçtiği için karakterlerle aramızda bir bağ kurabiliyoruz. Filmin bu aşamada en güzel yaptığı şeylerden biri de belki de bu. Hiçbir şey boşuna olmuyor ve her şey bir amaca hizmet ediyor. Bütün bunların da toparlanıp bize veriliyor olması bence filmi de hikayeyi de başarılı kılıyor.
Uzun lafın kısası bu film güzel ve sinemada izlenir. Korku türüne veya fantastik yapımları seviyorsanız bu filmi seveceğinizi düşünüyoruz. Puanımız 10 üzerinden 9.
Videoyu buraya kadar izlediyseniz videoyu beğenip beğenmediğinizi aşağıdaki butonlar aracılığıyla bizimle paylaşabilirsiniz. Aranızda palyaçolardan hoşlanmayan varsa onları da Yorumlar kısmına palyaço emojisi bırakmaya davet ediyoruz, kanalımıza abone olarak da ne kadar cesur biri olduğunuzu gösterebilirsiniz. Tekrar görüşünceye dek hoşçakalın.

Sinema, film, dizi yorum, inceleme ve değerlendirmeleri yapıyor ve bunları sizlerle paylaşıyoruz. Filmin adı ne? kanalına abone olup içeriklerimizi takip edebilirsiniz.

Sinemaya gitmeyi seviyor ve fiyatlardan dert yanıyorsanız sinemia seçeneklerine bir göz atıp uygun fiyata sinema deneyimi yaşayabilirsiniz. 1 ay hediyeli Sinemia satın alabileceğiniz referans kodu: REF_VG5745, http://bit.ly/fan-sinemia

Kevin MacLeod sanatçısının Long Note One adlı şarkısı, Creative Commons Attribution lisansı (https://creativecommons.org/licenses/…) altında lisanslıdır.
Kaynak: http://incompetech.com/music/royalty-…
Sanatçı: http://incompetech.com/

— Sosyal Medya’da “Filmin adı ne?” —
Web Site : https://filminadine.com
Instagram : https://www.instagram.com/filminadinecom
Facebook : https://www.facebook.com/filminadinecom
Twitter : https://www.twitter.com/filminadinecom

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir